Dark

Light

Dark

Light

Scroll to top
Contact Us
İdealtepe Mh. Dik Sk. No:8/1 Diamond Plaza Maltepe İstanbul
[email protected]
Would you like to work with us?
[email protected]

Pardon bu ceketin düğmesini bi tık büyütebilir miyiz?

Freak’ler, şimdi biz taşındık, Fikirtepe’yi terk edip oklarımızı Küçükyalı’dan atmaya başladık. Yeni ofise geçtik, öyle oldu, böyle oldu (oraları biliyorsunuz zaten) derken daha yeni ofisin altıncı şafağında bizim için 2020’yi sehr gut kapatma şansı doğdu. Biz Kadıköy-Maltepe kıyaslaması yaparken gol haberi Almanya’dan geldi.

Luftkuss Atelier isimli Alman menşeili ama bir ayağı da İstanbul’da olan über yenilikçi moda atölyesi, güçlerini bizimle birleştirmek istedi. Biz de havalar soğuyor, üzerimize kalın bir şeyler lazım, oradan deli gibi mont, kazak falan çözeriz dedik. Tam öyle demedik aslında ama hepimizin içinde bu sinsi düşünceler var gibiydi. Sonuç olarak Luftkuss’la birlikte uçtan uca farklı ve orijinal bir modele imza atmaya karar verdik.

Insprad - LuftkussModelden önce Luftkuss’tan bahsedelim biraz. Bu insanlar biraz değişik. İsimden belli zaten en başta. luft=hava. kuss=öpücük. Ne yaptı? Hava öpücüğü. Diyeceksiniz ki koronadan dolayı, öpüşemiyoruz ya hani. Alakası yok. Ama güzel denk gelmiş. Yani kafalar zehir.

Peki modayla ne alakası var. Şu alakası var: Lutfkuss diyor ki müşteriye, senin halihazırda moda alanında oturmuş bir markan mı var? Yok. Tamam ama modanın şu alanına gireceksin, markanı da kurma aşamasındasın, fikrin, misyonun, vizyonun belli değil mi? Değil. Ona da tamam. Sen tektsille uğraşmak istediğine emin misin? Eminim. Gel o zaman. Ben sana sıfırdan kalıptır, modeldir, kreasyondur her şeyini hazırlıyorum.

Kumaş seçimi, kalite kontrol, arge, onların da hepsi bende. Adet sınırı koymaksızın üretimini de yapıyorum. Yani sana sıfırdan yüze dolu dolu bir hizmet veriyorum.

Bir saniye, isim havada kaldı gibi oldu. Aslında olmadı. Şimdi bu müşteri yıllardır piyasada olup yeni kreasyon çalışması isteyen Fransız bir iç çamaşırı markası da olabilir. Merter’in bağrından kopmuş, zamanında güzel de para yapmış, artık şu işleri daha profesyonel hale sokayım diyen alaylı bir tekstil sevdalısı da. Ne oldu? Luftkuss’un buradan gönderdiği öpücük Fransızın yanağına tatlı bir esinti, Merterli alaylının da alnına helallik gibi kondu.

Her şey güzel de Insprad bu işin neresinde? Şurasında: Biz gidip moda tasarımcısına bunun renklerini biraz daha aç diyoruz. Kalıpçıya bunun bir beden büyüğü daha güzel olur diyoruz. Usta başının başına dikilip onu öyle yapma falan diyoruz. (Makasıyla boğaz kesme hareketi yapıyor bize, hızla kaçıyoruz.) Bunların hiçbiri yaşanmıyor. Niye yaşansın zaten çiçek gibi insanlar.

Fransız iç çamaşırcı diyor ki bize: Benim yeni kreasyonum tamamen sürdürülebilir olacak. Hatta o kadar organik olacak ki isteyen sütyeni külodu yiyebilecek bile. Bunu öyle bir tanıtın, öyle bir hikaye anlatın ki yer yerinden oynasın. Tamam diyoruz.

Alaylı biraz daha uğraştırıyor bizi. Ona önce isim buluyoruz. Diyor ki isim biraz uzun. Şöyle 4 harfli, jenerik, .com uzantısına da sahip bir isim olsun. Uzantı için alttan tireli soru işaretli büyük küçük harfli acayip şekiller yapıyoruz. Diyor ki sizin ilk verdiğiniz isim güzeldi aslında. Hikayesi falan da sonradan okuyunca çok içime sindi. (Baştan okumamış ki. canı sağolsun.)

İşte isim bulmadır, marka kimliği oluşturmadır, iletişim stratejisidir, kurumsal kimliktir, onların hepsi bizde. Ne yaptık? Luftkuss’la el ele verip canavar gibi marka yarattık. Çiçek gibi kreasyon oluşturduk. Artık gerisi podyumdaki mankenlerde. Adriana go go go!

Author avatar
emre_insprad
https://insprad.com

Post a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

We use cookies to give you the best experience.